17387 Görüntüleme

KAYNAK: BİLİŞİM DERGİSİ-MART 2007

Toprak SerGen “BİlGİSayar Son yÜzyılın en BÜyÜk BÜyÜcÜSÜ…”

Röportaj: Saadet Mavizer
saadet@aidamedya.com

Kimimiz tiyatro sahnesinden, kimimiz bir doğa sporu etkinliğinden, kimimiz dizilerden, kimimiz sesinden, kimimiz ise müziğinden tanıyoruz onu… Sanatçı bir ailenin çok yönlü, yine sanatçı bir üyesi olan Toprak Sergen de ‘bilgisayarım olmadan asla’ diyenlerden… Kendisiyle
klavye tuşları aracılığıyla değil, canlı canlı sohbet ettik…

Bilgisayarla ilk olarak ne zaman tanıştınız?

Bilgisayar bence son yüzyılın en büyük teknolojik büyücüsü.Teknolojik de değil, en büyük büyücüsü aslında. Yani herhalde tekerleğin bulunması kadar önemli bir şey yarattı 21. yüzyılda. Dolayısıyla siz onunla tanışmıyorsunuz, o bir şekilde kendini size tanıtıyor zaten. Adım adım, doz doz, ilgi alanınız, bilgileriniz doğrultusunda… Ona en uzak duranlar bile bir süre sonra etki alanına giriyorlar.Benimki net bir tanışma değil; her zaman biliyordum,kavramın içindeydim ama adım adım öğrendim. Öğrenme aşaması önemli tabii, belli bir süreç söz konusu ve o süreci tamamladıktan sonra bilgisayar güzelliğini size açıyor. Tıpkı kadınlar gibi…

Aranızda bir aşk var mı, sadece arkadaş mısınız?

Başlangıçta mesafeli bir ilişki sayılabilirdi ama bence şu anda ciddi bir aşk var. Ben aktif olarak bilgisayarsız yaşayamayanlardan
oldum galiba. Dizüstü bilgisayarım var.İlgilendiğim alanlarla ilgili hamleleri yapabiliyorum; kurguyu bilgisayarda tutturuyorum, bir şey çekiyor, çektiğimi bilgisayara atıyorum. Fotoğrafla ilgileniyorum ki fotoğraf bilgisayarla doğru orantılı… Tiyatroyla ilgili metin araştırıyorum, yine bilgisayardan karşıma çıkıyor. Doğayla ilgili bir şey yapacaksam ya da yurtdışına çıkacaksam yine bilgisayar…
Dolayısıyla zaten o etrafımı çevrelemiş durumda.İyi ki de var…

Bilgisayarınızda teknik bir sorun çıktığı zaman hangi noktaya kadar kendiniz çözmeye çalışıyorsunuz? Örneğin format atabilir misiniz?

Kendime format atmaya çalışıyorum ağırlıklı olarak çünkü bilgisayara format atmak Murphy kanunları doğrultusunda,benim için bahtsızlık yaşadığım bir şey. Geçenlerde çok büyük bir kabus yaşadım. Format atılsın diye,markanın yetkili servisine bıraktım bilgisayarı. Kaç kere de
söyledim; “aman ha bilgiler… sakın!..” Buna rağmen tüm bilgilerim, her şey, bir televizyon programının üç senelik çalışması kuş gibi uçtu.

İnternet, hayatınızı ne ölçüde kolaylaştırıyor?

Bilgisayar bence insanların fili tarif etmesi gibi bir şey…Sen bilgisayara ve olanaklarına ne açıdan, nereden bakıyorsan,ne doğrultuda onunla ilgilenebiliyor, ne kadar verim elde edebiliyorsan, o kendini sana o kadar açıyor zaten. Dolayısıyla çok büyük yararları var. ‘Giriyorum,bir yere bakıyorum, orada her şey karşıma çıkıyor’un çok daha ötesinde noktalar var artık.Örneğin, ben Tango Kominyonu’nun bir üyesiyim.Dünyadaki tango festivallerinin oluşturulduğu bir site olan tangofestivals.net’e bir girdim,zaten yönleniyorsun kendi kendine,
sonuç bir anda çıkıyor; harikulade!Şimdi İtalya’ya gidiyorum festival için ve bunu sağlayan internet. Yoksa ben nereden bilecektim… Bu kadar muhteşem bir şey olabilir mi! Uzakta durmasın hiç kimse, kendine yazık eder…

İ.Ö’den önceki zamanları nasıl hatırlıyorsunuz?Daha doğrusu, hatırlıyor musunuz?

Karanlık günler. İnternet gerçekten bambaşka bir iletişim biçimi oldu. İnternetle birlikte, bilgisayar oyunlarında hani bir bölgeyi aştıktan sonra her yer aydınlanır ya, bence onun gibi bir şey oldu. Her yer aydınlanıyor artık.

Türkiye’de bilişimin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunu, içinde olanlar ve profesyonelce takip edenler tabii ki daha iyi bilirler. Ben bu konuda yetkin değilim ama çok büyük çabalar olduğunu hepimiz biliyoruz zaten. Ben de elimden geldiğince destekliyorum her anlamda. Zaten takipte de çok güçlük çekiyor insan; o kadar hızlı ve o kadar akıl almaz dozlarda ilerliyor ki… Şuna benziyor; eskiden televizyon yokken insanlar televizyonun ne demek olduğunu anlayamıyorlardı.İnternet yokken de internetin ne demek olduğunu anlayamıyorlardı. Takip etmek, o dalganın içinde sürüklenmek gerekiyor. Sörf dedikleri şey,anladığım kadarıyla o. Ama boşu boşuna enerjiyi tüketip sörf yapmaya kalkarsan kafayı yersin, serseme dönersin.

Açılış sayfanız hangisi?

Açılış sayfam, arama motorlarından biri. Google’dı, şimdi yeni bir şey deniyorum. Starware deniyorum ama Google’a dönmekte yarar var sanırım.

Sık kullanılanlarınızda hangi siteler var?

Youtube var, google kesin var, kendi maillerimi incelediğim web tabanlı özel sitem, sporla ilgili siteler, tangoyla ilgili siteler, seyahat acentaları, dünya üzerindeki turizmle ilgili olan siteler, wikipedia, sözlük.net, kim kimdir… Epeyce uzun yani listem. İlgilendiğim her şeyi alıp oturtuyorum içine zaten. Özellikle wikipedia, milyoner.com ve googleearth’ü herkese öneririm.

Günde internette ne kadar zaman geçiriyorsunuz?

Ben de dahil olmak üzere,bir gün içinde ne yapacağımı hiç kimse bilmediği için, hep de böyle yaşadığımdan, bu süre de sık sık değişebiliyor. Hayatını hep çok belirli kurallar içinde yaşayanların sıkıcı insanlar olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla internete girdiğim zaman da ona göre değişiyor. Ama ağırlıklı olarak, bir şeyleri araştırmak için kullanıyorum. Örneğin şu ara katılacağım workshop’lar, hocaların geçmişleri, İtalya’daki tren yolları, Milano’da nerede kalabileceğim,neler yapabileceğim gibi her şeyi internetten araştırıyorum. Yurtdışında bir tatil yapacaksam, direkt internetten, oteller, hava yolları şirketleri dahil olmak üzere tüm organizasyonumu yapabiliyorum. Yapacaklarım hakkında önceden bilgi sahibi olabiliyorum. Süper bir şey! Daha bilinçli hareket ediyorsun ve büyük ölçüde zaman kazanıyorsun.

Ondan en fazla ne kadar ayrı kalabilirsiniz?

Niye kalayım! Kalmam…

Online alışveriş yapıyor musunuz? En son ne aldınız?

Tabii ki. En son uçak bileti aldım. Onu çok sık kullanıyorum. Sistemin nasıl olduğunu çözebiliyorsan o zaman alışveriş yapabiliyorsun doğal
olarak.

Bilgisayar oyunları oynuyor musunuz?

Aslında çok seviyorum oynamayı.Tamamen strateji ağırlıklı oynuyorum. Gerçekten kilitlenip kalabilirsin ve bu durumda dağılıyorsun.Örneğin, Fifa Manager’ı tek sezon oynayacağım diye planlamıştım. Tam bana göre olduğunu düşünerek oynadım,çok da beğendim. Başlı başına Fifa Manager. Bütün futbolcuların doğum tarihinden yaşadıkları eve kadar her şey reel çünkü database ona göre oluşturulmuş. Dev bir organizasyondan bahsediliyor aslında bu işin altında. Nasıl çarpılmazsın, nasıl etkilenmezsin ki… Bu kadar üst dozda zekice yaratılmış, böylesine organize edilmiş bir şey… Bunun gibi pek çok oyun var. Girdiğin zaman beynin orada kilitleniyor. Nerede kalmıştım derken, üç saat, beş saat geçebiliyor.

İnternette tanımadığınız insanlarla sohbet ediyor musunuz?

Yok. O vakit kaybı. Göz alışverişi olmadan, birebir olmadan tanıyamazsın karşındaki insanı.

İnternette farklı nick’iniz var mı?

Tabii ki bambaşka bir ismim var çünkü bizim başka problemlerimiz var, virüs bulaşması gibi… Biri sana kilitlenebilir ve bayıltabilir seni. Hack’lemekten tut, bilgisayarına girmekten tut,seni Toprak olarak da bayıltmaya kalkabilir.

Bilgisayar dışında,kişisel anlamda sahip olduğunuz teknolojik donanım nedir?

Kamera, dijital fotoğraf makinesi, bilgisayarda kullandığım edit programı.

Müzisyen yönünüz açısından, müziğinizle internetin ne gibi faydalarını birleştiriyorsunuz?

Media Player diye bir dev var tabii. Limewire ve Napster gibi birçok ‘arkadaşımız’ bize bir dolu konuda yardımcı oluyorlar.Kendilerine zarif desteklerinden ötürü teşekkür ediyoruz.Parçanın bir başka versiyonunu da dinleyebilirsin, remixlerini de dinleyebilirsin, bütün bunları kitaplığında da görebilirsin.Dünya müziklerini elinin altında tutabiliyorsun. Üstelik sadece müzik değil, görsel arşiv de oluşturabiliyorsun.

Korsan savaşları hakkında ne düşünüyorsunuz?

O iş çok zor… İnsanlar kendilerine yeni bir anlatım dili bulmak zorundalar artık. Yani korsanla nasıl savaşacaksın…İnsanlara bunu uygulatabilmek için fiyatların belli bir noktaya gelmesi gerekiyor. Nitekim geldi. Demek ki olabiliyormuş. İnternet üzerinde de bilgisayar üzerinde de kopya yazılımı kullanmamak gerekir. Teknolojinin gelişmesi engelleniyor.

Mekansal yaşam alanınız doğal bir ortam mı, ultra teknolojik bir ortam mı olsun isterdiniz?

İkisi de desem… Niye kendimi birinden mahrum edeyim ki… İkisini birden isterim. Eğer bir yere gidiyorsam dizüstü bilgisayarımla gider, fotoğraf makinemle kameramı da yanıma alırım.

BÜTÜNÜ SAHİBİNE AİTTİR..İSTEDİĞİ ZAMAN GERİ ÇEKEBİLİR VEYA KALDIRABİLİR

Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa
Comments

Comments are closed.